3 Ocak 2018 Çarşamba

DÜNYA BANKASININ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ

DÜNYA BANKASININ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ

BANKACILIK
Dünya Bankası'nın esas işi kalkınma projelerine kredi vermektir.
Zaman içinde Dünya Bankası, kredi alanların ihtiyaçlarını karşılamak için birtakım kredi araçları geliştirmiştir. Dünya Bankası'nın başlıca iki kredi verme organı vardır – IBRD ve IDA.

ARACILIK
Diğer kalkınma finansmanı kaynakları, ikili anlaşmalar (yani iki ülke arasında kredi anlaşması) vasıtasıyla zengin ülkelerden, çok yanlı anlaşmalar (yani çok sayıda ülke arasındaki anlaşmalar) vasıtasıyla uluslararası kuruluşlardan veya ülke gruplarından, ihracat kredi kurumları veya özel sektörden sağlanan krediler veya hibeleri içerir.

BAĞIŞÇI
Esas olarak bir kredi veren kurum olmakla birlikte, Dünya Bankası Grubu birtakım hibe kolaylıklarını da yönetmektedir. Kalkınma Hibe Kolaylığı, örneğin, kalkınma sorunlarını çözmek için yenilikçi yaklaşım ve teknolojileri deneyen pilot projeleri finanse eder.
Dünya Bankası hibeleri kırsal kalkınma, sağlık, eğitim, ekonomi politikası, çevre koruma ve özel sektör kalkınması alanlarında projeleri desteklemiştir.

DANIŞMAN
Dünya Bankası danışmanlığı uzun yıllara dayalı kalkınma deneyimi, analizi ve araştırmasından kaynaklanır. Aslında Dünya Bankası, kalkınma ekonomisi, yoksulluk araştırması, ticaret, küreselleşme ve çevre alanlarında araştırmada dünyanın en büyük araştırma merkezlerinden biridir.

BİLGİ KAYNAĞI

Dünya Bankası'nın ülkelerin kendilerine yardım etmesine yardım etme hedefine paralel olarak Dünya Bankası Enstitüsü, Bankanın eğitim organı, genellikle yerel araştırma ve öğretim kurumları ile birlikte, üyelerinin kalkınma becerilerini artırmak için öğretim ve bilgi programları sunar. 

DÜNYA BANKASININ FAALİYETLERİ

DÜNYA BANKASININ FAALİYETLERİ

Dünya Bankası (IBRD ve IDA) faaliyetleri özellikle gelişmekte olan ülkelerde, insan gelişimi, tarım ve kırsal kalkınma gibi alanlarda, çevre koruma alanlarında, altyapı be yönetim gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır.
IBRD ve IDA üyesi ülkelerin yanı sıra yoksul ülkelere tercihli krediler ve hibeler de verilmektedir. Krediler veya belirli projeler için hibe genellikle sektör veya ekonomide daha geniş politika değişiklikleriyle bağlantılıdır.
Örneğin kıyı çevre yönetimini geliştirmek için verilecek bir kredi ya da hibe ulusal ve yerel düzeyde kirliliği sınırlamak için yeni düzenlemelerin uygulanmasını ve yeni çevresel kurumların oluşturulmasını şart koşar.
IFC ve MIGA sırasıyla özel sektör yatırımları ve sigorta sağlar.




DÜNYA BANKASININ AÇMIŞ OLDUĞU KREDİ TİPLERİ
1.   Proje Kredisi : Dünya Banka’sının kuruluşundan bu yana geleneksel olarak, gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasına yardım edecek projelerin finansmanı için sağladığı krediler, bu kategori içinde değerlendirilmektedir.
2.   Uyarlanma Kredisi : 1980’li yıllarla birlikte Dünya Bankası’nın gelişmekte olan ülkelere kullandırdığı geleneksel yatırım kredilerinden ayrı olarak yeni bir kredi anlaşmasını uygulamaya koyduğu görülmektedir.
3.   Karma Kredi : 90’lı yıllarla birlikte dünya politika arenasında üstlendiği yeni roller ve karşılaştığı somut sorunlar, Banka’yı kredi verme politikasında da yeni arayışlara yöneltmiştir. Çünkü söz konusu misyon değişikliği karşısında, geleneksel yatırım projesi kredi anlaşmaları çekiciliğini göreli olarak yitirmiş, yapısal ve sektörel uyarlanma kredisi anlaşmalarında ise ilgili ülkelerde yükselen muhalefet nedeniyle, dayandıkları programların uygulanması zorlaşmıştır


ULUSLARARASI YATIRIM ANLAŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM MERKEZİ (ICSID)

ULUSLARARASI YATIRIM ANLAŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM MERKEZİ (ICSID)

Merkezi Washington’da bulunan Dünya Bankası Grubu, birbiriyle yakından bağlantılı beş kuruluştan oluşmaktadır. Bu kuruluşlar, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA), Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) ve Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi’dir (ICSID). Dünya Bankası Grubu’nu oluşturan bu alt kuruluşların ortak amacı, üstlendikleri işlev doğrultusunda, gelişmekte olan ülkelerde yoksullukla savaşım ve yaşam standartlarının geliştirilmesine katkı yapmaktır.

Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözüm Merkezi (ICSID), bu kuruluşlar arasında ayırıcı bir özelliğe sahiptir. Bu özel konum, ICSID’ın uluslararası yatırım akışının korunabilmesi için hükümetlerle yabancı özel yatırımcılar arasındaki anlaşmazlıklarda doğrudan başvuru yapılabilecek, arabuluculuk ve tahkim imkânları sunan bir oluşum teşkil etmesinden kaynaklanmaktadır. Buradaki temel düşünce, anlaşmazlık durumunda başvurulabilecek tarafsız ve güvenilir bir kurum aracılığıyla, küresel yatırım ortamının pürüzsüz işlemesine, sorunların süratle ve suhuletle ortadan kaldırılabilmesine ve uluslararası yatırım akışında artış sağlanmasına katkıda bulunmaktır.

ULUSLARARASI FİNANS KURUMU (IFC)

ULUSLARARASI FİNANS KURUMU (IFC)
IFC, Dünya Bankası grubu içinde, gelişme yolundaki ülkelerin özel kesim kuruluşlarına proje kredisi .veren bir kuruluştur. 178 üyesi vardır. 1956 yılında kurulmuştur.

IFC, üye ülke özel kesim kuruluşlarının çeşitli projelerine kredi verebileceği gibi, sendikasyonlarına da katılabilir. IFC'nin sermaye ortaklığına katılması da mümkündür.

Türkiye, IFC'ye 1956 yılında kurucu üye olarak katılmıştır. Türkiye'nin IFC'deki oy sayısı 14.545 ve oy gücü yüzde 0,62'dir. 

Türkiye, IFC imkânlarını kullanma açısından dördüncü ülke konumundadır. Bu sıralama Türk özel kesiminin uluslararası ala­na açılmadaki gücünü ve başarısını sergilemektedir.


ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ (İDA)

ULUSLARARASI KALKINMA BİRLİĞİ (İDA)
Şubat   1958 tarihinde dünya bankası kredilerinden daha uygun şartlarda düşük faizli, uzun vadeli ve kolay ödenebilir taksitlerle finansman sağlayacak  bir uluslararası  finansman  kuruluşunun oluşturulması fikri ortaya atılmıştır.
Sözleşme 24 eylül 1960 tarihinde yürürlüğe girmiştir dünya bankasına taraf olan ve 31 aralık 1960’a  kadar bunu onaylayan ülkeler  ida’ nın ilk kurucu üyeleridir bir ülkenin dünya bankası üyeliğinin sonra ermesi IDA üyeliğini de sona erdirmektedir.

IDA sözleşmesinin 1. Maddesinde amacı şöyle belirtilmiştir:
“IDA üye ülkelerden  en az gelişmiş seviyede olanlara, verimliliği ve hayat standartlarını yükseltmek suretiyle kalkınma amaçlarına katkıda bulunacak kredileri, bu ülkelerin ödemeler dengesinde büyük yük oluşturmayacak şartlarla sağlamayı amaçlamaktadır.” Öderken  ödemeler dengesi sorunu ile karşı karşıya  kalmamasına dikkat edilmektedir. Bunun için üye ülkenin borçlarını her zaman konvertibl dövizlerle ödenmesi şartı aranmamaktadır.